17 Aralık 2011 Cumartesi

Makroya Giriş 101

Fotoğrafçılık oynamaya başladığımdan beri merak ederdim makroyu. Hiçbir zaman birinci önceliğim olamasa da hep güzel makrolar çekme isteğim olmuştur. Yaz tatilinde makro için ilk adımımı atmıştım. Hem önceliğim olmadığından, hem de öğrenci bütçesiyle gidip bi gerçek makro lense 1000 küsür TL yatıramayacağımdan alternatiflere yöneldim. Uzun zaman sonra bi lens buldum; Soligor 28mm f/2,8 FD bayonet! Yani filmli makinemde de kullanabilecektim bu lensi ve inanılmaz bir geniş açı sağlayacaktı T70'im için. Fotoğrafını görür görmez çok sevdim haliyle, hiç zaman kaybetmeden İzmir'deki 1980 model lensimin siparişini verdim. Bir gün sonra lensin durumunu görünce moralim bozulmadı değil. Heyecanla açtığım kargo paketimin içinden diyafram yaprakları sökülmüş, halkası olmayan bir lens geldi. FD bayonet olduğu için de bırkmak istemedim zaten çok ucuza malolmuştu şimdilik (58TL) Hemen Hayyam'a gidip Ali Usta'dan manuel lensler için diyafram halkları buldum. Buraya kadar herşey çok güzel, bir tane FD bayonet geniş açı lensim olmuştu de ne alaka makroyla? Makroyla ilgisi şimdi başlıyor, alternatif makro yöntemlerinden birisi de geniş açılı bir lensi makineye ters bağlamak. Bu yüzden hemen ters bağlama aparatı yaptım kendime, ebay'den 8$'a alabilecekken :) Nihayet elimde iyi yaklaştırma sunan bir lensim vardı. Hemen denemeye koyuldum çiçekler üstünde. Büyütme oranı inanılmazdı. Autofocuslu makro lensler 1:1 büyütme oranı verirken bu büyük eski ağır toplama lens yaklaşık 2:1 büyütme veriyordu ama bir handikapı vardı, net alan derinliği inanılmaz azdı. Normalde sevilir sığ alan derinliği ama makroda zaten inanılmaz bir büyütme aldığın için bişeylerin net olması beklenir. Ben de ilk işimde bol bokehli çiçekler sineklerle karşı karşıya kaldım :)

Çiçekler bi yere kadar, sıra canlılarda. Bundan sonrası canice gözükebilir ama hiçbir hayvana benim tarafımdan direkt zarar gelmemiştir yani "no animals were harmed". Önce bir sinek yakaladım, yaz olduğu için büyük sorun olmadı. Sonra öldürmeden(!) bi kutunun içine koydum, sakız kutusuydu sanırım. Amacım sineği biraz sersemleştirmekti, salladım kutuyu, açtığımda ise büyük bir süprizle karşı karşıyaydım, sinek ölmüştü hem de şekilsiz ölmüştü hayvancağız. Bende buzdolabına atarsam belki şekil alır sertleşir diye düşünerek büyük bi canilik daha yaptım ama teknik olarak işe yaramıştı :) Sinek çıktığında ise bol bokeli çekime başladım. Çok başarılı olduğumu söyleyemem ama sonuç beni heyecanlandırmaya yetmişti...

Body : Canon EOS 1000D
Lens : Soligor FD 28mm f/2,8 @Ters bağlanmış
Diyafram : f/22
Enstantane : 1/2000
ASA 400
Işık kaynağı : Soldan güneş, sağdan Yongnuo YN460 Mark II Flaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder